Avrupa Yakası Escort

Avrupa Yakası Escort Bayan İlan Platformu Yazı Ekibi.!

İstanbul Boğazı’nın kadim semtlerinden Beykoz’da denizin ve balığın kokusu insanın içine işler ve burada ki İstanbul Avrupa yakası escortları bunu çok iyi bilir; bir balıkçı memleketidir Beykoz.

Biz sıcak bir yaz gününde Beykozlu balıkçıların değil de Anadolu’dan, daha somut söylersek Bartın’dan gelen balıkçıların peşine düştük. Evet yanlış okumadınız, Bartın’dan gelen balıkçılar her baharda, Beykoz’da bir dalyan kurarlar..

Boğaz balığının peşine düşerler. Sonbaharda yapraklar sararmaya başlayınca gerisin geri Anadolu’nun yolunu tutarlar. Dalyan dediğimiz balık avlama düzeneğinin tam ortasında büyük bir direk göze çarpıyor. Direğin üstünde bir balıkçı nöbet tutuyor.

Direğin üstüne tutturulmuş kırmızı, turuncu, sarı renkli bir şemsiyenin altında bekleyen bu adam, dalyanın kapakçısı. Balıkların dalyana girip girmediğini kontrol eden adam yani. Kapakcı, balıklar dalyana girdiğinde kıyıdaki balıkçılara işaret veriyor, balıkçılar da ağlara takılan balıkları çıkarmak için teknelere atlayıp dalyana gidiyorlar.

Sıcakta ya da yağmurda, sabahtan akşama kadar bekliyor kapakcı. Yemeğini de orada yiyor; arkadaşları bir sandviç hazırlayıp getiriyorlar ona. Radyosunda çalan şarkılar da bütün gün kapakcıya eşlik ediyor.

Avrupa Yakası Escort Bayan İlan Platformu

Yaklaşık 80 yıl önce Boğaz’da 50’nin üzerinde dalyan varken bugün sadece üç yerde dalyan var; Rumeli Feneri, Filburnu ve Beykoz’da. Beykoz Dalyanı içlerinde hep en çok bilineni olmuş ve bu zamana kadar da kalabilmeyi başarabilmiş. Ancak bu dalyanın da kaldırılması an meselesi.

Tarım Bakanlığı Koruma Daire Başkanlığı, yumurtlamaya giden balıklar dalyanın ağlarına takılıyor gerekçesiyle dalyanı kaldırma kararı vermek üzere..

Kaldırılmak üzere oları dalyanı işleten Mustafa Kılınç ise dalyanın kaldırılması için bakanlığın gerekçe gösterdiği hiç bir şeyi kabul etmiyor. Dalyanda 30 yılını harcayan Kılınç, Herkese babadan ama bana dededen kalma bir meslek dalyancılık, diyerek işin piri olduğunu göstermek istiyor. Dalyancılığın ustası olarak da başlıyor dalyancılığın hiçbir zararı olmadığını anlatmaya:

Dalyancılık bunca zamandır balıkçılıkta kullanılan bir teknik, şimdi mi balıkların azalmasına neden olmuş? 0 kadar zararlı birçok teknik kullanılırken dalyancılık gibi ilkel bir avlanma şeklinin daha zararlı olarak görülmesi çok yanlış.. Bu kadar zararlı bir şey olsaydı zaten diğer yerlerde mesela Bulgaristan da yasaklanırdı.

Avrupa Yakası Escort Bayan

Giyimiyle de tam bir balıkçı Mustafa Kılınç Hasır şapkası, bol rahat kıyafeti, tabii ki sarı lastik çizmeleriyle anlatmaktan hiç yorulmuyor ve bakanlığın esas gerekçesine geliyor:

Dalyancılık demek Boğaz’daki bütün balıkları tutmak demek değil. Karadeniz’deki balıkçılara biz haber veriyoruz, balıklar yumurtlamak için Karadeniz’e çıkıyor mu çıkmıyor mu diye aynı şekilde biz de balıkların Marmara’ya gelişini Ege’deki balıkçılardan haber alıyoruz..

Mustafa Kılınç’ın verdiği bilgilere göre: 1920’de 50’nin üzerinde olan dalyan sayısı 1968’de 18’e düşüyor. 2000 yılında bu sayı sekiz oluyor ve şimdi Boğaz’da yalnızca üç dalyan var. Dalyanların giderek azalmasının nedenlerini soruyoruz, Musrafa Kılınç’a.

Bu meslek baba mesleği.diyor ve ekliyor: Biz babalarımızdan, dedelerimizden öğrendik bu mesleği. Buralarda büyüdük ama bizim çocuklarımız dalyan işine hiç girmedi. Çok ağır ve meşakkatli bir meslektir bu. Bu işte çalışanlar, ustalar giderek azaldı. Zaten biz son dalyancılarız, bu işi yapacak bir iki kişi kaldı, başka kimse yok.

Hayatta yapabileceği tek işin bu olduğunu söylüyor ve, Biz bunu öğrendik, başka iş bilmeyiz, diye ekliyor üstüne basa basa.. Beykoz Dalyanı’nın çalışanları Bartın ’dan geliyor Dalyan daha açılmadan, nisan ayında Mustafa Kılınç Bartın’a gidiyor ve çalışacak elemanları getiriyor. İstanbul hayaliyle gelen çoğu genç bütün zamanlarını dalyancılığa harcadığı için İstanbul’u Boğaz’dan tanıyabildikleri kadar tanımaya çalışıyorlar.

Kıyıda bulunan bir binanın arka bahçesinde yer alan giriş katında kalıyor hepsi. Bahçede ters konulmuş bir tekne, ağlar ve halatlar.. Her yerde denize dair bir şeylerin bulunduğu, duvarlarında kadın fotoğrafları yerine ağların asılı olduğu bir bekar evi burası. Yemeklerini yedikleri, yorgunluk çaylarını yudumladıkları bir de küçük bahçeleri var. 23 kişinin ekmeğini çıkardığı dalyanın emektarı Ramis Öztekin 78 yaşında ve 52 yıldır Beykoz Dalyanı’nda çalışan Ramis Dayı’nın anlatacağı o kadar çok şey var ki! Denizin berraklığı, balıkların sayısı, türler, hepsi değişmiş.

Avrupa Yakası Escort

Eskiden orkinosların, zıplaya zıplaya koşturan kılıç balıklarının eksik olmadığı dalyan ağlarına şimdi takılan balıkları anlatmaya tenezzül bile etmiyor: Önceden beş buçuk, altı ay boyunca dalyanı kaldırmazdık.

Şimdi dalyan bir buçuk ay zor duruyor. Okul bittikten hemen sonra, dalyana, babasının yanına çalışmaya gelen Ramis Dayı balıkçılıktan başka bir iş yapmak istememiş: “Zonguldak’ta maden ocağında iş çıktı gitmedim, dalyanda çalışacağım diye. Dört çocuğu olan ve aynı zamanda dede olan dalyanın emektarı çocukları ve torunlarını bu işe bulaştırmak istememiş ama gel gör ki bu yaşta olmasına rağmen kendisi dalyandan hala kopamamış.

Çalışanların çoğu genç. İçlerinde çocuk denebilecek yaşta olanlar da var. Bütün gün kıyıda kapakcının vereceği işareti bekliyorlar zamanı geldiğinde teknelere atlayıp halatlara asılarak ağları çekiyorlar. Balıklar ağlara takılıyor. Kapakcı bir işaret çakıyor kıyıya.

Tekneler yanaşıyor dalyana, üstündeki Bartın’lı gençler ağları sudan çekmeye başlıyorlar. Denizden çıkan sadece balık olmuyor elbet, zamanın bir yerinde denize attıkları umutlarını da çekip alıyorlar ağlardan tek tek.

Pavyon hayatından kurtulmak için erotik film önerilerini kabul eden 38 yaşında bir kadın, Yasemin Ünlü. 30 erotik filmde oynayan Ünlü’nün ilk filmi, Kör Ebe ve Köylü Kızı. Bu filmlerden sonra erotik film sektörünün aranan isimleri arasında yerini alan Yasemin Ünlü, Türkiye’nin en çok tanınan erotik film yıldızlarından..

Beş yıl bu işi yaptım ve bir yıldır da bu filmlerde oynamıyorum. Bu sektörde eskisi gibi iyi filmler yapılmıyor. Konusu olmayan filmler çekiliyor eskisi gibi iyi filmler çekilirse ben yine oynarım, diyen Ünlü, pavyon hayatından kurtulmaya çalışırken erotik filmlerde oynamaya nasıl başladığını ve bu sektörün nasıl işlediğini anlatacak bize.

Elimizde bir demet çiçekle Yasemin Ünlü nün Dolapdere’deki evinin kapısını çalıyoruz. Kısa bir bekleyişten sonra kapı açılıyor. Karanlık holde bir gölge beliriyor önce. Yüzünü tam olarak seçemediğimiz bir kadın silueti. Yüzü dışarıdan gelen bir ışık huzmesiyle birden aydınlanıveriyor. Tedirgin bir gülümsemeyle, Hoş geldiniz, diyerek karşılıyor bizi karanlık holden ilerleyerek kaldığı odaya geçiyoruz.

Burası daha aydınlık ve artık yüzünü net görebiliyoruz Yasemin’in genç ve güzel bir kadın.. Oturmamız için sandalyeleri gösteriyor. Kendisi de odadaki yatağının bir köşesine ilişiyor ve ilişir ilişmez de sigarasını yakıyor. Önce yaşını soruyoruz. Gülümseyerek, 38 diyor. Nereli olduğunu ve İstanbul’a nasıl geldiğini soruyoruz ama geçmişini hatırlamaktan rahatsızlık duyarmı diye bir an tereddüt ediyoruz; ardından ikinci sorumuzu yöneltiyoruz.

Pavyonda çalışmaya nasıl başladınız?

Durgunlaşıyor, sigarasından derin bir nefes çekiyor..

Çocukluğunu, evliliğini ve pavyonda çalışmaya nasıl başladığını ara vermeden anlatıyor. Hikayesi, Zonguldak’ın küçük bir köyünde başlıyor. Dört kardeşten ortancası olan Yasemin, daha yedi yaşındayken annesini yitiriyor; Annesi, ev yüzünden tartıştığı akrabaları tarafından öldürülüyor.

Annesinin ölümünün ardından hayatın bütün zorlukları Yasemin’in omuzlarına yükleniyor. Maddi zorluklar nedeniyle dört çocuğa bakamayan babası, Yasemin’i ve öteki üç kardeşini, Çocuk Esirgeme Kurumu’na emanet ediyor. Çok geçmeden babası çocuklarını tekrar yanına alıyor.

Kötü günlerin geride kaldığını, artık mutlu olacağını düşünüyor Yasemin ama onu kötü kader bekliyor. Yedi yaşındayken önce komşularının oğlu tarafından, 13 yaşındayken de öz ağabeyi tarafından tecavüze uğruyor. Küçücük bedeni yaşadıklarını taşıyamıyor artık. Tüm bu yaşadıkları onu intihar etmeye kadar götürüyor. Hayatını analığına borçlu olduğunu, kendisini intihardan onun kurtardığını söylüyor.

Yere kilitlenmiş gözleri buğulanıyor. Küçücük bir sessizliğin ardından yaşadıklarını anlatmayı sürdürüyor. O olaydan sonra evlendirildim. Kız olmadığımı biliyordum. O yüzden gerdeğe iğne ile girdim. Parmağımı delip kan akıttım. İğne sayesinde ikinci kez hayatım kurtulmuştu.

Ama çok sürmedi bu evliliğim. Boşandım. Ardından ikinci evliliğimi yaptım, bu evliğimden bir oğlum oldu. Sonra İstanbul’a taşındık ama bu da çok sürmedi. Eşimin başka bir kadınla Diyarbakır’a kaçtığını öğrendim.

Tüm mal varlığımızı satmıştı. tabii. Oğlumla beş parasız sokakta kalmıştım. Ben de eşimin peşinden Diyarbakır’a gittim. Çocuğumu istemediğini, artık kendi başımızın çaresine bakmamız gerektiğini söyledi. Bu çok ağırıma gitti. Oğlumla İstanbul’a geri döndük. Bir süre bir akrabamızın yanında kaldık. Bu süre içerisinde bir de iş bulmuştum, sekreterlik. Dul olduğum için patron beni sıkıştırıyordu. Dayanamadım, işten çıktım.

Yaşadıkları bu kadarla sınırlı değil. Anlattıkça hatırlıyor, hatırladıkça tekrar yaşıyor sanki. Bazen kızıyor, kaşları çatılıyor. Bazen de hüzün bulutları iniyordu yüzüne. Söndürdüğü sigarasının arkasından bir yenisini yakıyor. Sekreterlikten ayrıldıktan sonra pavyona nasıl düştüğünü şöyle anlatıyor:

Yanında kaldığım akrabalarım Edirne’de bir garsonluk işi bulduklarını söylediler. Para kazanıp artık çocuğuma bakmak istiyordum. Bu işe çok sevindim. İş teklifini hemen kabul ettim. Formalite icabı birkaç kağıda imza attırdılar. Hiç okumadan işle ilgilidir diyerek imzaladım kağıtları. Meğerse beni pavyona satmışlar, imzaladıklarım da senetmiş. Bir sürü borcun altına sokmuşlardı beni.

Artık kurtuluşum yoktu, mecburen çalışmak zorundaydım. Anlayacağınız, garsonluk yapacağımı sandım ama konsomatris olarak işe başladım. 11 yıl çalıştım pavyonda. Bu süre içerisinde hep nasıl kurtulacağımı düşündüm. Çünkü batak çektikçe çekiyordu. Bir yandan bunu düşünürken bir yandan da buradan çıkarsam ne iş yapabilirim diye düşünüyordum.

Elimde bir mesleğim yok, okunamışım da. Bir de bakmakla yükümlü olduğum bir çocuğum var. Onun için katlanmıştım bu hayata. Oğlumu, Çocukta! Bunun üzerine kuruluyor filmler. O zamanki gibi iyi konulu filmler çekilse ben yine oynarım. Ama yok!

Oyuncuların nasıl bulunduğunu, neden bu rollerde oynamayı tercih ettiklerini soruyoruz. Tabii ki para kazanmak için, diyor ve ekliyor: Kadınlar arasında bu işi zevk olsun diye yapan pek yok ama erkekler zevk olsun diye soyunabiliyor. Şuan da bu sektör, kadın oyuncu bulmakta zorlanıyor.

Çünkü benim gibi birçok kadın kandırıldığı için bu işi bıraktı. Şimdi yabancı uyruklu kadınlara yöneldiler. Onları kandırmak daha kolay. Bu sektörün dışardan göründüğü gibi olmadığını, insanların kandırılarak sırtlarından rahatça para kazanıldığını anlatıyor ve film piyasasının ipliğini pazara çıkarıyor Ünlü: Mesela filmin bir hafta süreceğini söylüyorlar. Bu da insana çok cazip geliyor. Çünkü bir günde 350 400 TL arasında bir para kazanıyorsunuz.

Bir hafta çalışırsan eline iyi bir para geçiyor. Fakat başına gelene kadar kandırıldığını anlamıyorsun. Bir hafta sürecek denen filmin ilk bölümü çekiliyor. Ertesi gün ne arayan var ne soran. Piyasadan yok oluyorlar. Kendi kurdukları bir düzenle insanları kandırıyorlar. Sadece bu da değil.

Üç ya da beş filim çekeceklerini söylüyorlar. Film çekiliyor. Fakat kaç tane çektikleri anlaşılmıyor. Üç film için çekilen görüntüleri montajla ayırarak farklı senaryolarla 25 film olarak piyasaya da sürebiliyorlar.

Tabii ki insanlar bu işlerden anlamadıkları için uyanamıyorlar. Ayrıca bundan beş yıl önce oynamaya başladığımda filmlerin bütçeleri yüksekti. Bugün çok düşük. Bu nedenle farklı yollara başvuruyorlar. Mesela kendimden örnek vereyim. 30 tane filmim var.

Fakat bugün piyasada bana ait olmayan ama üstünde adımın yazılı olduğu 200 film var ya da benim oynadığım bir filmden bir kare alıp başka bir filme koyarak yeni filmler yapmışlar. Bu şekilde insanlar üzerinden de para kazanabiliyorlar. Yasemin Ünlü’nün en büyük sıkıntılarından biri de insanların onu porno film yıldızı olarak görmesi.

Ben porno yıldızı filan değilim. Benimle ilgili bir takım yazılarda adım porno yıldızı olarak geçiyor. Erotik filmlerle pornoyu karıştırıyorlar. Erotik demek porno demek değil. Öyle olsaydı erotik fimler için satış izni ve bandrol verilmezdi.

Ayrıca erotik film çekeceğimiz yer ve mekan için Kültür Bakanlığı’ndan izin alınıyor. Yapımcı izni aldıktan sonra film çekiliyor. Porno filmde öyle değil. Bugün yine erotik film teklifi gelse yine kabul ederim ama porno film asla. Toplum onu neredeyse yok saymış, ona hep kötü gözle bakılmış. Bu konuda epeyce dertli. Kimse bilmedi benim ne şekilde ya da ne için çalıştığımı.

Konuşturmadılar, kendimi savunma hakkı bile vermediler. Ben pavyonda çalışan ya da erotik filmlerde oynayan o kadın değilim. Ben her şeyden önce Yasemin’im dedim. Kimse bunu dikkate almadı. Çünkü onların gözünde ben ve benim gibiler hep toplumun kara bir lekesi oldu, diyor. Söz, hayatını konu aldığı, Benim Adım Yasemin adlı kitabına geliyor. .

İki buçuk yıl süren bir cezaevi hayatım oldu. Arkadaşlarıma hep söylerdim, hayatımı yazsam kitap olur diye. Cezaevindeyken de çok düşündüm. Orada kitap yazmaya karar verdim. 30 – 35 sayfa yazdıktan sonra sıkıldım, bıraktım yazmayı. Çıkınca yazdırırım dedim. Hapishaneden çıkar çıkmaz kendi başıma yazamadığım kitabımı yazdırmak için yazar arayışına girdim.

Bu arada İzmir’e gittim ve bir gazeteci arkadaşım aracılığıyla bir yazar buldum. Yine 30-35 sayfası yazıldı, fakat okuduğumda beni tatmin etmedi. Olmadı yaklaşık iki üç ay sonra gazeteci arkadaşım; internet aracılığıyla tanıştığı Yılmaz ile tanıştırdı beni. Yılmaz, Ünlü’nün anlattıklarına inanmakta güçlük çekmiş kimi zaman, Yazar daha beni görmeden arkadaşımın anlattıklarıyla kitabın ilk iki sayfasını yazmıştı o iki sayfayı çok beğenmiştim..

Tanıştıktan sonra da hayatımı A dan Z ye anlattım, o da kaleme aldı. Bazen anlattıklarıma inanmadığı da oldu. Güvenmedi ve uzun süre araştırdı ancak araştırdıktan sonra inandı, bana bu kitap bitecek dedi ve bitti.

Ben de rahatladım artık aklandığımı düşünüyorum insanlar bilsin neler yaşadığımı, buralara kadar nasıl geldiğimi.. Bu yüzden bence bu kitap benim ve benim gibilerin topluma verdiği en iyi cevap!

Enlerin Buluşma Noktası Avrupa Yakası Escort Bayan Platformu ve İlan Sitesi Yazı Ekibi Sizler İçin Yazdı..

  

  • ucuz avrupa yakası arsiz escort

    Suriyeli Avrupa Yakası Ucuz Partner Arzum Bambaşka

    Tarafından de 11 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Suriyeli Avrupa Yakası Ucuz Partner Sevdiğin yabancı olmak istiyorum! Hani sen diyorsan “Ben yabancıları zaten severim!” o zaman en sevdiğin yabancı olmaya çalışırım. Hep uğraştığım şey Avrupa Yakası Escort birlikteliklerimde sadece erkeklerin kalpleridir. Erkeklerin kalpleri eğlenirse o zaman tamam erkekler de eğlenir demektir ama ben kalbe giden yolun sohbetten geçtiğini düşünmem. Bence erkeklerin kalbine giden en […]

  • anal avrupa yakasi 18lik ecort

    Tesettürlü Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu

    Tarafından de 17 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu Belli bir cinsel tecrübeye sahip ve gecelik ücretli bayanlara karşı bir aşina içinde olsanız dahi şimdiye dek adımı duyduğunuzu sanmıyorum. Avrupa Yakası Yeni Escort Burcu Cinsel hizmetlerimi henüz yeni vermeye başladım. Bu şehre üniversite öğrencisi olarak geldim, öğrenci olmadan hızlı bir gece hayatım vardı. Bu şehirde enerjimin düşmesini istemiyorum ve yeni […]

  • Sınırsız Tesettürlü Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz

    Tarafından de 24 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz Uzun süre amatör olarak modellik yapmış fakat hayat tarzıma fazla müdahale edildiği için vazgeçmiş çıtır bir kız var karşınızda. Tesettürlü Avrupa Yakası Esmer Escort Beliz olarak hak ettiğim değeri artık görmek istiyorum. Bu ilanımı elbette fark edilmek için yazıyorum fakat her önüne gelen de benden cinsel randevu istemesin arkadaşlar. Sadece […]

  • avrupa yakasi escort bayan

    Avrupa Yakası Escort Rabia'nın Öğrenci İken Çıktığı Gezi

    Tarafından de 1 Aralık 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Escort Rabia Sonunda hepimizin dört gözle beklediği gün geldi. Güle oynaya otobüslere bindiğimizde sevinçten kabımıza sığamıyorduk. Herkes aklına geleni söylüyor, mutluluğunu dile getirmeye çalışıyordu.. Öğretmenimiz baharda hepimizi geni açılan Nasrettin Hoca Eğlence Köyü’ne götürmeye söz vermişti.. İşte o gün bu gündü.. Öğretmenimiz Dağ başını duman almış.. diye marş söylemeye başlayınca gevezeliği bırakıp biz […]

  • tesetturlu avrupa yakasi sex kolesi escort

    Tesettürlü Avrupa Yakası Partner Swinger Eda

    Tarafından de 9 Kasım 2017 - 0 Yorumlar

    Avrupa Yakası Partner Swinger Eda Merhabalar.. Bu yazıyı okuyorsanız ki okuyorsunuz.. Size tavsiyem sonuna kadar okumanız olucaktır.. Ben Eda sizlere biraz kendi hikayemden bahsetmek istiyorum daha doğrusu tesettürlü Avrupa Yakası Escort olma hikayemden.. Ailemin tutucu bir aile olması nedeniyle liseye giderken kapandım. İlk zamanlar bir hayli zorlansamda sonraları alıştım hatta o kadar ki farklı kıyafetler […]